İşveren Marka Yönetimi, hedef kitle konumundaki adayların zihninde iyi bir işveren imajı oluşturma  süreci olarak görülebilir. Bu sürecin ilk aşaması mevcut ve arzulanan durumun, yani işveren olarak nasıl algılandığınızın ve nasıl algılanmak istediğinizin netleştirilmesidir.  Bunun için şirketinize özel bir araştırma tasarlanabileceği gibi, “genel içerikli araştırmalardan da (örnek: Türkiye’nin En İyi İşyerleri” araştırması) yararlanılabilir. Özel araştırmalar şirketiniz hakkında daha ayrıntılı bilgeler verirken, genel araştırma sonuçları şirketinizi rakipleriniz, sektördeki diğer şirketler hatta farklı sektörlerle kıyaslama imkanı sağlayacaktır. Bu tür kıyaslamalar şirketinizin hangi alanlarda fark yaratabileceğini ortaya koyması açısından büyük önem taşımaktadır.

İşveren marka yönetiminin ikinci adımı, mevcut ve ideal imaj arasındaki farklılıkların nedenlerinin sorgulanması, bu farkların hangilerinin yapısal nedenlerden kaynaklandığının, hangilerinin ise iletişim eksikliğinin (tanıtım, reklam vb.) bir sonucu olduğunun belirlenmesidir.

Üçüncü adım, ikinci adımda tanımlanan problemlere uygun çözümler geliştirilmesini içerir. Eğer problemler yapısal içerik taşıyorsa şirketin işveren kimliğinin ilgili bileşenlerinin yeniden düzenlenmesini gerekebilir. Örneğin şirket mevcut ve potansiyel çalışanların zihnide “çıkarcı” bir imaja sahip ise, işveren kimliğinin sosyal boyutları ön plana çıkartacak şekilde yeniden düzenlenmesi düşünülebilir. İletişim problemleri ise şirketin alternatif iletişim araçlarına yönelmesi ya da sunmuş olduğu değer önerisini şirketin kimliğini daha doğru yansıtacak şekilde yeniden tanımlanması ile çözülebilir.

Bu adımların tamamlanmasının ardından işveren marka kimliği netleştirilir. Burada tepe yönetimin, “Varoluş nedenimiz ne?” “Nasıl algılanmak istiyoruz?” “Nelerin temsilcisiyiz?” gib sorularına vereceği cevaplar işveren markasının oluturulmasında büyük önem taşımaktadır.

Bu adımların tamamlanmasının ardından işveren marka kimliğinde yer alan öğelerle uyumlu olarak Çalışan Değer Önermesi (ÇDÖ) oluşturulur. ÇDÖ, işletmenin bir işveren olarak çalışanlarına vaat ettiği duygusal ve fonksiyonel yararları içeren bir ifadedir. Aslında ÇDÖ’de yer alan tüm vaatler İşveren Marka Kimliği içinde gizlidir. Fakat marka anlayışının özünde basitlik ve netlik yer alır. Bunun için çalışanlara sunulan yararlar ile bunlar karşılığında neler beklediği ÇDÖ ile açıkça ifade edilir. ÇDÖ’nün hazırlanması başta basit görünmekle birlikte işveren marka yönetimi sürecinin en kritik aşamasını oluşturur.

Son aşama İşveren Kimliği ve Çalışan Değer Önersinin hedef kitleye aktif olarak iletilmesidir. Burada gazete ilanı gibi geleneksel araçların yanında  çalışan referansları, sosyal ağ, özel toplantılar, şirket videoları gibi yöntemler de kullanılabilir.